evimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2014 Çarşamba

YENİ HAYAT...



Herkese merhabalar!Eylül bitmeden yeni yazı gireyim dedim ama nasip olmadı.Hiç bu kadar arayı açmamıştım biliyorum.Bundan sonra bu kadar ayrı kalmam bloğumla umarım.

Aylardır yokum ve bu uzun ayrılığa bir sürü yeniliği,güzelliği sığdırdım çok şükür:)Şimdi sıra geldi sizlerle bu güzellikleri paylaşmaya...

Öncelikle yıllardır hayalini kurduğumuz evi sonunda bulduk ve satın aldık.Allah'a sonsuz şükürler olsun ki artık bizim de bir yuvamız var.Ev arama,bulma,taşınma telaşı gerçekten zor bir süreçti.Yerleşmek,evin eksikleri derken haftalar geçti zaten.Şimdi yeni evimizde mutlu mesut yaşıyoruz:)

İkinci büyük gelişme de Zeliha kuzumun kreşe başlaması oldu.Ben ne kadar gerildiysem kızımız da bir o kadar rahattı:)Dünden hazırmış bizim kız kreşe gitmeye meğer.Alışma süreci inanılmaz kolay oldu,okulunu,öğretmenlerini,arkadaşlarını çok sevdi Zeliha.Şimdilerde hergün yeni şeyler öğreniyor ve öğrendiklerini de bizimle paylaşıyor.Bu benim için çok önemli bir dönemdi bunu da kolaylıkla atlattık çok şükür.Zeliha kreşe servisle gidip geliyor.Sabahları babası bindiriyor,ben de öğlenleri karşılıyorum.Tabi bunu sağlamak için bu sene ben sabahçı oldum.Sabah 5.45'te kalkıp okula gitmek,7.00'de ilk derse başlamak zor oluyor tabi.Ama okul sonrası bana kalan zaman süper:)Bir de bu sene sadece 18 saat ders aldım.Üstelik Cuma günleri dersim yok.Bal kaymak bir programım var yani:))

Gelelim en son ama en önemli gelişmeye:Zeliha kuzum inşallah abla oluyor:))Evet bunca yoğunluğun arasına bir de bebek sıkıştırdık:)))Şimdi içimde atan minik bir kalp var.Nasıl mutluyum,nasıl heyecanlıyım ve nasıl endişeliyim anlatamam..Endişeliyim çünkü her ne kadar ikinci çocuğu hatta üçüncü çocuğu istesem de onlara hakkıyla annelik yapabilecek miyim diye düşünüyorum.Kolay olmayacak elbette,düzene girmiş hayatıma bir format atıp başa sarıcam.Ama bir taraftan da içimde garip bir rahatlıkta varNe de olsa tecrübeliyim değil mi ama:)))

Yalnız Zeliha kuzumda ne kadar rahat bir hamilelik geçirdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum.Bulantı nedir,aşermek nedir,halsizlik,uyku hali,bezginlik,depresif ruh hali nedir bilmezdim.Sağolsun iki numara bana hepsini çooook iyi öğretti.12. haftadayım ve berbat durumdayım.Zayıfladım,doğru düzgün bir şey yiyemiyorum ve bitmek bilmeyen bir bulantım var.Yakında geçer diyenlere inşallah diyorum.İnşallah geçer çünkü ben mahvoldum resmen:(

İşte böyle:))Beni merak eden etmeyen herkese selam olsun.Okuldaki boş saatimde yazdığım bu yazımı burda bitiriyorum.Bir sonraki yazımda bu yaza damgasını vuran dikişlerim yer alsın inşallah:)Sevgiler..

20 Ağustos 2013 Salı

DUBLEKS EVDE YAŞAMAK

Uzun zamandır bu konuda yazmak istiyordum bugüne nasip oldu.Henüz Zeliha'ya hamileyken ev değiştirmek zorunda kalmış ve burada ayrıntılı olarak anlattığım zor bir ev arama sürecinden sonra şimdiki evimize taşınmıştık.Aslında aklımızda dubleks bir evde yaşamak hiç yoktu,nasip oldu yani.Evimizin bahçeli olması,okulumuza yakın olması,yeni olması gibi bir sürü güzel ayrıntı bu evi kiralamamız için yetmişti o zamanlar.



Aslında üç çeşit dubleks ev var,bahçekatı dublekslerin yani ters dublekslerin genelde alt katlarında küçük pencereli yatak odaları olur.Bir de bu evlerde alt katta rutubetin çok görüldüğünü biliyorum.Üst katta ise salon ve mutfak olur.Çatı katı dublekslerde üst kattaki yatak odalarının tavanları çatıdan dolayı eğimli olur,pek kullanışlı olacağını düşünmüyorum..Bizim evse iki normal daire şeklinde yapılmış,ahşap döner bir merdivenle birbirine bağlanmış.Alt katta mutfak,balkon,salon,wc,üst katta üç oda,banyo ve balkon var.

Şimdi aslında düşününce çok havalı görünüyor bahçeli,iki katlı bir evde yaşamak ama birazdan anlatacaklarımla o havanın yavaş yavaş söndüğünü göreceksiniz:)

Temizlik yaparken...Üst kattan başlarsınız,alt kata geçerken süpürgeyi,temizlik kovasını falan hamal gibi taşırsınız.Bir keresinde ben elimde temizlik kovasıyla alt kata inerken merdivenden kayıp düşmüştüm...

Evde küçük çocuk varsa... İşiniz daha da zor olur.Sürekli peşinde olmalısınız,merdivene çıktı mı,indi mi,merdiven parmaklarından sarktı mı,düşün de düşün artık...Merdiven başlarına çocuklar için üretilen korkuluklardan taktırabilirsiniz tabi ama bu seferde günde 156476287 kez aç kapa,kilitle işlemi yaparsınız..Biz Zeliha için hiç kısıtlama yapmadık.Merdivenlerimizde bir güvenlik önlemi yok.Emeklemeyi öğrendiği günden beri bilmem kaçıncı kez merdivenlerden inip çıkıyor.Hatta bundan çok keyif alıyor.O da birkaç kere yuvarlandı basamaklardan ama yara bere olmadı çok şükür...

Isınma problemi...Evin girişi merdiven boşluğuyla beraber kocaman bir alan ve burada sadece bir petek olduğundan bu kısmın ısınması pek kolay olmuyor.Biz ilk taşındığımız yıl hiç ısınamadık diyebilirim.Yalıtımlı bir ev olmasına rağmen üst kat iyi ısınmıyordu.Yatak odamızdaki derecenin 16 olduğu geceleri unutmuyorum ve o zamanlar Zeliha daha minicik bir bebekti.Çok şükür hastalıksız bir şekilde o günleri atlattık.Sonraki kış ise evimiz iyi ısındı,bir sorun yaşamadık.Sanırım ev yeni olduğunda ilk sene üşümüştük.Bizim ev güney cepheli,her ev böyle ısınmaz sanırım.Alt kat süper ısınıyor ama..Bir de yazları üst kat alt kattan  birkaç derece daha sıcak oluyor..Üst katta uyumak bazen eziyete dönüşebiliyor.

Ömrünüz merdivenlerde geçer...Hele de evin hanımı temizlik,düzen,yemek,çocuk derken alt katla üst kat arasında mekik dokur.Merdiven başlarında üst kata gidecekler,alt kata inecekler(giysi,oyuncak,temizlik malzemesi,ıvır-zıvır)bekler durur...Yaşlı,hasta,kilolu ya da yeni doğum yapmışlar merdivenlerde ekstra eziyet çekerler.Doğumdan sonra eve geldiğimde uzun süre alt kata inememiştim:(

Yemek kokusu...Her ne kadar aspiratör çalışsa da alt katta pişenlerin kokusu merdiven boşluğundan üst katlara yayılır.Heryer mis gibi kokar:)

Merdiven altı dağınıklığı...Bizimki gibi döner merdivenlerin altı ister istemez evin deposu olur ama görüntü çirkinliğiyle insanı çileden çıkarır.Ben en son çareyi bir perde çekmekte buldum.Şimdi görüntü eskisine göre daha iyi..

Merdiven gürültüsü..İnip çıkarken ahşap merdiven pat pat ses çıkarır,boşlukta yankılanan ses artarak kulakları tırmalar...

Şimdi tüm bunların üzerine iyi şeyler de söylemek lazım tabi:)Geniş ferah bir evde yaşamak elbette çok güzel.Daralmazsınız,bunalmazsınız.Eşyalar kendini gösterir,rahat edersiniz.Misafirler genelde evinizi çok beğenir,size özenirler:)Hemen peşinden anlattıklarınızla dubleks ev almaktan vazgeçen birçok arkadaşınız olur...Üst kat genelde düzenli kalır.Biz misafirler için özel bir salon kullanmıyoruz.Üst kattaki bir odayı misafir odası yaptık,yatıya gelenleri orada ağırlıyoruz.Çok rahat ediyorlar..

Düşünüyorum düşünüyorum başka iyi yan bulamıyorum:)

İnşallah kendi evimizi satın alarak buradan taşınmak istiyoruz.Bu sene nasip olmadı,inşallah seneye.Ama emin olun alacağımız ev düz daire olacak inşallah...Biz rahat edemedik ama eminim dublekste rahat eden mutlu olan birçok insan vardır.Eğer niyetiniz varsa böyle bir evde yaşamaya iyi düşünün derim...Herkesin yuvası mutlu,huzurlu,bol bereketli olsun inşallah...


23 Ağustos 2012 Perşembe

EVİMİZE HIRSIZ GİRDİ...

Şimdi size Esenköy'de annemlerde geçirdiğimiz tatilimizden,Zeliha'nın yeni numaralarından,bayram anılarımızdan bahsetmek isterdim ama dün itibariyle gündemimiz tamamen değişti.Dün annemlerle beraber evimize girdiğimizde büyük bir şok yaşadık.Manzara tam bir felaketti!Evimiz savaş alanına dönmüştü.Malesef biz yokken evimize yine hırsız girmiş...Yine diyorum çünkü iki sene öncede Sakarya'ya ilk taşındığımızda evimize hırsız girmişti.O zaman eski evimizdeydik ve ufak tefek kayıplarımız olmuştu.Ama o zaman eve giren hırsız evimizi hiç dağıtmamıştı.Bu seferki ise resmen heryeri mahfetmiş..Bütün çekmeceler açılmış,içlerindekiler ortalığa saçılmış.Salon ve yatak odası en korkunç yerlerdi.Hele yatak odasındaki manzara korkunçtu!Bazanın altında ne varsa ortalığa saçılmış,ne kadar özel eşyamız varsa yerlerde,çekmeceler dağılmış...Kızımın odasına bile el atmış şerefsiz,onun eşyalarını bile dağıtmış.O pis ellerini değdirmedik yer bırakmamış...Belli ki para ve altın aramış,bulamadıkçada daha da dağıtmış,kudurmuş resmen.Bilgisayarıma,diğer elektronik eşyalarımıza el sürmemiş.

Ben odaları feryat figan ağlaya ağlaya dolaşırken eşim gayet soğukkanlıydı,beni sakinleştirmeye çalıştı.Allahtan annem de yanımdaydı,onunla ilk şoku atlatır atlatmaz ortalığı toparlamaya başladık.Bugün de sabahtan akşama kadar kıyı köşe sıkı bir temizlik yaptık.Heryeri kırkladık yani.Anca içim rahat etti.Maddi bir kaybımız olmasa da yaşadığımız sıkıntı bize yetti.Dün çok kötüydüm,gece baş ağrılarıyla boğuştum.Bugün çok daha iyiyim Allaha şükür.İnşallah bir daha böyle bir olay yaşamayız.

Evden çıkarken istediğimiz kadar heryeri kitleyelim,hırsız eve girmeye niyetlendiyse giriyor,bir tornavida yetiyor.Mutfak balkonundaki pencereyi açmış elleri kırılasıca...Etmediğim beddua kalmadı.Cehenneme kütük olsun inşallah,amin...

Allah kimseye yaşatmasın böyle kötü olayları,hepimizi kötü insanlardan korusun...Düşününce şükredecek çok şey var aslında,ya biz evdeyken girseydi mesela Allah korusun...Kendimizi öyle avutuyoruz napalım...

Şimdilik benden bu kadar...

20 Haziran 2012 Çarşamba

BAHÇEMDEN HABERLER...

 Evimizin önündeki küçük bahçeye annem burdayken domates,salatalık,biber ve fasulye ekmiştik.Fideleri ekerken "bakın her birinizden en az bir kilo sebze istiyorum ona göre" diye savurduğum tehditler ve tabiki onlara yaptığım itinalı bakım işe yaradı,ilk ürünlerimizi almaya başladık bile:)Salatalıklarımızın maşallahı var,şimdiden kaç tane yedik.İlk salatalığı kimin yediğini pardon kemirdiğini söylememe gerek yok sanırım:)Bu aralar ağzını süsleyen 8 dişini orda burda denemek için fırsat kollayan kızımın eline verdiğim salatalık işte böyle şirin karelerin oluşmasını sağladı.Maşallah diyin teyzoşlar:)
 Bunlar da sevgili fasulyelerim.Fasulyenin de sevgilisi mi olur demeyin:)Ben onları sevgimle büyütüyorum dermişim ha ha:)))Ama bakın biran önce büyüsünler diye bekliyorum,kendilerinden mis gibi yemekler yapıp minik kuzuma yedirme planlarım var çünkü.%100 organik fasulye,arasam bulamam:)
İşte kahraman salatalıklar!Yarın sabah kahvaltı soframızda arz-ı endam edecek kendileri.Domateslerim henüz yeşil yeşil bakıyorlar.Biberlerim ise çiçek çiçek...Kış sonunda çimlenen patateslerimi ekmiştim onlar da minik minik yavrulamışlar:)Annemin demesine göre gelecek ay sökebilirmişim.Artık o patatesleri de kimin yiyeceğini tahmin ediyosunuzdur.Benim minik kelebeğim patatesli yemeklere bayılıyor zira:))

Şimdilik bahçemden haberler bunlar.Ama bir de evimize yeni yapılan veranda ve verandamızı süsleyen çiçeklerimin haberleri var ,az daha bekleyin hele diyorum ve kaçıyorum:)

27 Haziran 2011 Pazartesi

FİLİZİNEVİ YENİ EVİNE KAVUŞTU

Herkese merhabalar!Son yazımın üzerinden epey zaman geçmiş,bu zaman zarfında kendimize yeni bir ev bulduk ve taşındık.Taşınmaydı,yerleşmeydi,bir de yorgunluk atmaydı falan derken zaman geçivermiş işte:)Blogumu da siz arkadaşlarımı da çok özlemişim.Şimdi hasret giderme zamanı...Ev ararken ne kadar zorlandığımızı sizlerle paylaşmıştım.Sonra herşey çorap söküğü gibi geldi,evi bulmamız,taşınmamız bir hafta içinde gerçekleşti.Her ne kadar nakliye şirketi çoğu işi halletse de eşyaları yerleştirmek,düzenlemek bizi epey yordu.Canım annem,gelinimiz Güliz ve kardeşim Serkan'a bir de buradan teşekkür edeyim.Onlar sayesinde işler çabucak halloldu.Biricik eşim de tüm marifetlerini konuşturdu,sağolsun elinden her iş gelir bitanemin.Ben de hamile halimle dura kalka epey çalıştım.İki gün içinde bütün işlerin üstesinden geldik çok şükür.
Evimiz bahçe içinde dubleks,resmen villa gibi bir ev.Doğrusu şehir merkezinde böyle bir ev bulduğumuz için çok şanslıyız.Kirası da Sakarya şartlarında oldukça makul,550 lira.Isı yalıtımlı,tamamen yeni yapılmış evimizde öyle mutluyuz ki,eski evde yaşadığımız sıkıntıları çoktan unuttuk:)Aydınlık,ferah ve pozitif enerji dolu evimizde çiçeklerimiz de çok mutlu oldu,bakın orkidem bile yeniden çiçek açtı:))
Bu arada hamileliğim sorunsuz devam ediyor çok şükür.Karnım artık kocaman oldu,yaklaşık 7 kilo aldım,kızımın hareketlerini de çok net hissedebiliyorum.Kızım da halinden çok memnun,çünkü yeni evimizde onun da bir odası olacak:))Gerçi henüz bomboş bir oda ama yakında birbirinden cici eşyalarla dolacak...
Benden şimdilik bu kadar...Kızım için hazırladıklarım hurçları,çekmeceleri doldurmaya devam ediyor.Yakında yeni modellerle buradayım..Sevgiler...

18 Aralık 2010 Cumartesi

BU EV SAHİBİ BİZE EV ALDIRIR...

Günaydınlar herkese..Dünden beri canım çok sıkkın,hatta geçmekte olan hastalığım boğaz ağrısıyla yeniden kendini gösterdi,resmen üzüntüden hasta oldum yani:((Sizi dertlerimle sıkmak istemem ama yok paylaşmadan duramıcam.En azından sizin de fikirlerinizi almak istiyorum.Şimdi olay şu:Sakarya'ya tayinimiz çıktığında gönlümüze göre bir ev bulmak için çok uğraşmıştık,kiralık ev bulmanın ne kadar zor olduğunu anladık malesef..Sonunda şimdiki evimize getirdi emlakçı bizi,ev 2-3 senedir boşmuş,tadilattan geçmiş,baktık mutfağı güzel,ev geniş,şehir merkezine de yakın olunca hemen tuttuk.Büyük heveslerle eşyalarımızı aldık,güle oynaya yerleştik..Yaz yağmurları yağmaya başlayana kadar herşey yolundaydı.Yağmur yağınca banyonun tavanı damlamaya başladı.Ama resmen banyoya yağmur yağıyor o derece yani...Ev sahibine söyledik hemen "yaptırırım" diyerek bizi aylarca oyaladı.Sonra havalar soğudu,banyomuzda kış koşulları hakim tabi:)Düşünün banyo yaparken tepenizden damla damla sular iniyor üstünüze..Eşim çatıya çıktı baktı,banyonun üzerinde bir baca varmış ve bacanın etrafında sular birikmiş.O sular damlıyormuş meğer..Banyodaki nem yan taraftaki mutfağın duvarında da rutubet yapmaya başladı zamanla.Mutfaktaki duvarın alt kısımları,sonra da  mutfak dolaplarının arkaları küflenmeye başladı..Annemle yazın binbir emekle açtığımız yufkalar,erişteler küflendi..Sinirimden ağladım inanın o manzarayı görünce.Çilemiz bununla da kalmadı,banyonun diğer tarafında küçük bir odamız vardı,onunda duvarları nokta nokta küflendi mi!Allahtan bu odayı pek kullanmıyoruz,sadece kitaplığımız var,bir de bazı kullanmadığımız eşyalarımız..
Her ay başı kiramızı zamanında ödediğimiz ev sahibimiz bir türlü bizim şikayetlerimizi dikkate almıyordu.Ne yapcağımızı şaşırdık resmen!Bu ay eşim kirayı vermek için ev sahibini aramadı,onun aramasını bekledi yine aynı konuda konuşmak için.Dün aramış ev sahibimiz.Eşim de yaşadığımız sıkıntıları bilmem kaçıncı kez anlatmış,gelip evimizin halini görmesini istemiş.Bizim ev sahibi de ne dese beğenirsiniz,"Gelmicem,görmicem,tamir de ettirmicem,iki aya kadar evi boşaltın" lafa bak ya!Bu nasıl bir tavır,nasıl bir haksızlık!Eşim de kira kontratına göre Temmuz'a kadar evde kalma hakkımız olduğunu hatırlatmış.Hiçbir yere gitmiyoruz demiş telefonu kapamış.Eşim eve gelince baktım surat bir karış.Noldu falan demeye kalmadı anlattı zaten,ben okulda çok yorulmuş,bitkin haldeydim.Bir de üstüne bunları duyunca sinirlerim iyice haraboldu.O kadar çok ağladım ki...Bu ne cüret ya!Bizim gibi kiracıyı nerde bulcak bu adam.Ama o kadar canım yandı ki hiç yapmadığım bir şeyi yaptım adama beddua ettim..Kış ortasında taşınmak kolay mı?Ayrıca biz biraz peşinat biriktirip kendi evimizi almayı planlıyorduk önümüzdeki yaza zaten,şimdi başka eve taşın falan birsürü masraf ve eziyet...Benim ağlamalarıma dayanamayan eşim de çok üzüldü..Keşke sana anlatmasaydım falan dedi..Ya bir insan nasıl bile bile başkasının sıkıntı çekmesine razı olur,nasıl tamir ettirmiyorum evimden çıkın der..İnanamıyorum!Dün hep sıkıntılı geçti..O kadar üzülmüşüm ki gece boğazım ağrımaya başladı,dirençsiz kalınca hastalığım yeniden başladı..Sabah çatıdan gelen seslerle uyandık.Dün çatıyı tamir ettirmicem diyen ev sahibimiz eşimin restini görmüş,tamircileri göndermiş!Şimdi bu yazıyı çatıdan gelen tamirat seslerini dinleyerek yazıyorum..Bir de şu kiramızı versek adama içimiz rahat edecek..Ama anladık ki bu ev sahibi bizi ev sahibi yaptıracak!Yaşadığımız sıkıntılardan kurtulur muyuz bilmem ama,artık niyetimiz en kısa zamanda kendi evimize sahip olmak.Allah kimseye bu sıkıntıları yaşatmasın,kiracı olmak ne kadar zormuş ya..Doğubayazıt'taki ev sahibimizi mumla arar olduk burda..Ne ev sahipleri varmış ya,adamın kendi evi çürüyor umrunda değil..İlla kavga mı etmek lazım yani!

İşte böyle kızlar,Allah sonumuzu hayretsin..Canınınızı sıktıysam kusura bakmayın.anlatınca biraz rahatladım inanın..Şimdilik hoşçakalın,herkese mutlu,huzurlu,küfsüz,nemsiz bir yuva sahibi olmayı dilerim:))

7 Aralık 2010 Salı

PUZZLE SONUNDA DUVARDA:)

 Doğubayazıt'ta çalışırken eşimle bir ara puzzle yapmaya heveslenmiştik.Normal insanlar 500 hadi olmadı 1000 parçalılarla başlar dimi,ama biz direk 3000 parçalı olan bir resimle başlamıştık:))Eşimle "Ya Allah Bismillah"diyerekten başladığımız puzzle'ı gece gündüz uğraşarak ancak 1 ayda tamamlayabildik.İlk zamanlar o kadar kaptırmışız ki rüyalarımızda bile eksik parçaları aradığımızı görüyorduk:))İşte o puzzle taaaa Doğubayazıt'lardan dört parçaya bölünerek Sakarya'ya geldi aylarca kah dolap köşelerinde kah halı altlarında gün ışığına hasret bekledi;ve geçen hafta sonu çerçevelenerek salonumuzdaki duvarında arz-ı endam etmeye başladı:D
 Puzzle maceramızın ilk günleri..Hiç bitmeyecek gibiydi sanki:)
Sona yaklaşırken heyecan giderek artıyordu:)Puzzle yapanlar bilirler,başlayınca tiryakisi olup hep onunla uğraşmak istiyorsunuz,bitince de ortaya çıkan şahasere bakmaya doyamıyor insan:)
Nasıl beğendiniz mi ilk puzzle'ımızı?
Not:Puzzle kelimesinin Türkçe'deki karşılığı "yapboz",ama biz yapıyoruz,hiç bozmuyoruz ki:))

2 Eylül 2010 Perşembe

SAKARYA'DAN RAMAZAN MANZARALARI..

 Geçen hafta yeni evimizin ilk misafirlerini ağırladık.Önce Eskişehir'den kayınvalidem,kayınpederim ve küçük görümcem Zeynep geldi.Onları bir hafta misafir ettik,gündüzleri sıcaktan ve oruçlu olmanın verdiği halsizlikten dolayı evden çıkamasakta birkaç gece dışarı çıkıp belediyenin düzenlediği ramazan etkinliklerine katıldık.Evimiz şehir merkezine yakın olduğundan iftardan sonra yürüyüş yaparak etkinliklerin yapıldığı meydanda aldık soluğu.Her gece farklı etkinlikler vardı.Mehter takımı ,sema gösterileri ve hacıvat karagöz bizim gördüklerimizden.


 Mehter takımının gösterisine bayıldık,özellikle Fetih marşını dinlerken  tüğlerimizi diken diken oldu.ecdadımla bir daha gurur duydum.



İftar soframızdan bir kare...Bu günleri gösteren Rabbime şükürler olsun.Ailemizle iftar yapmak yıllar sonra nasip oldu.Allah kimseyi iftar sofrasında yalnız bırakmasın.Doğubayazıt'ta kaldığım otel odasında tek başına yaptığım iftarları hatırlıyorum da içim sızlıyor.Ağlayarak yaptığım iftarlar hala hatırımda,ne günlerdi ah ne günler...
Sonra da benim ailemi misafir ettik.Kardeşlerim de geldiler ve tabiki halasının gülü biricik yeğenim Ceren de teşrif etti evimize.Onlarla da etkinliklere katıldık.Yerdeki çekirdek kabuklarından biz sorumlu değiliz:))

Ceren hanım arabalara bindi...
Pamuk şekeri yalayarak yemeyi denedi,ama sonra doğru yolu öğrendi:))
Hep Ceren mi poz vercek dimi:))
Annem ve babam sema gösterisini izlerken...İnsanın ailesiyle Ramazan geçirmesi ne kadar güzelmiş.Çok şükür Allahım çok şükür...

Not:Fotoğraflar için eşime teşekkürler...

23 Temmuz 2010 Cuma

HERKESE MERHABA!

Canım arkadaşlarım hepinizi çok özledim,hiç bu kadar uzun bir ara vermemiştim.Umarım bu son ayrılığımız olur.Blogumu da çok özlemişim,artık yepyeni yazılarla sizlerle olcam inşallah.Sakarya'ya yerleştik çok şükür.Ev ararken çok yorulduk,şehir merkezinde okulumuza yakın ev bulmak için çok gezdik ,dolaştık.Evlerin çoğu bakımsızdı,ilk üç günün sonunda sinirlerimiz bozulmaya başladı ev bulamadık diye ama sonunda gönlümüze göre bir ev bulduk.Evimiz okulumuza yürüme mesafesinde,bakımlı,3+1,doğalgazlı.En önemlisi de üç katlı bir evin üçüncü katı,yani depreme dayanıklı yapılmış.Mutfağı da yeni ve geniş.Bu kriter biz hanımlar için çok önemli tabi:))Evimizin fotoğrafları çok yakında sizlerle olcak.
Evi tutmamızın ardından önce temizlik yaptık sonra da mobilyaları ve beyaz eşyaları aldık,onlar yavaş yavaş geldi,yerleşti.Daha sonra perdeler sipariş edildi,bu arada eve yerleşmeyle uğraştık biz de.Yaklaşık bir haftada herşeyi tamamladık çok şükür.Tam gönlümüze göre oldu herşey,Allaha şükürler olsun.Halılarımızı henüz almadık.Onlara para kalmadı desem daha doğru olur sanırım:))Ufak tefek bazı eksiklerimiz de yok değil hani ama sorun değil tabi bunlar,yavaş yavaş hallederiz inşallah.
İşler bitince Eskişehir'e geldik eşimin ailesinin yanına.Bir haftadır burdayız ama henüz vakit bulabildim yazı yazmaya.Sakarya'ya yarın dönüyoruz.Henüz evimize internet bağlatmadık.Bağlatır bağlatmaz yeni yazılarımla,evimizin fotoğraflarıyla Sakarya'dan sizlere merhaba diyeceğim.Kayınvalidemlerin bahçesinden çektiğim sıcacık karelerle sizi başbaşa bırakıyorum.Hoşçakalın canlarım...