Benim güzel kızım

Lilypie - Personal pictureLilypie Third Birthday tickers

2 Ağustos 2014 Cumartesi

KURDELE NAKIŞLI HAVLULARIM


Doğuda mecburi hizmetimizi yaparken bir dönem kurdele nakışına merak salmıştım.Eski yazılarımda da yaptığım çalışmaları sizlerle paylaşmıştım.Ama Sakarya'ya tayinimiz çıktığından beri yapmak nasip olmamıştı.Yıllar sonra yeni gelinimize hediye etmek için tekrar kurdelelerimi elime aldım ve iki tane havlu işledim. 


Nakışları duck kumaş üzerine kasnakta işledim ardından havluya makinayla diktim.
 


Çiçekler karanfil kurdeleden,yapraklar ipek kurdeleden..
 

En son evdeki güpür dantellerle  süsledim .


Diğer havluda sadece ipek kurdele kullandım.Lazy Daisy yöntemiyle hem çiçekleri hem de yaprakları yaptım.Dallar muline iplikten.
 





İyi günlerde kullanılsınlar inşallah...

21 Temmuz 2014 Pazartesi

BİNBİR ÇİÇEKLİ YAZ ELBİSEM


Haziran bitmiş,Temmuz'un sonuna ne kaldı derken nihayet bloguma yeni yazı giriyorum.Çok heyecanlıyım:))Tatilimizin yarısı mübarek Ramazan ayına denk gelince bu kutlu zamanları ailelerimizle geçirelim istedik.Yalova'da annemlerle geçirdiğimiz iki haftanın ardından şimdi eşimin memleketi Eskişehir'deyiz.Bayramdan sonra evimize dönücez ve ben dikişlerime kaldığım yerden devam edicem inşallah...
 

Kumaş pazarında gezinirken bulduğum ince,çiçekli kumaşı görür görmez dikeceğim elbisenin hayalini kurmaya da başladım:)Dijital baskılı kumaşlar bu sıralar çok revaçta.Benim nasibime de bu kumaş düştü.Beş metrelik kumaşı 3 liraya almak ise bonus oldu:)
 


Elbisenin üst kısmını daha önce diktiğim mavi tuniğimin kalıbından kestim.Göğüs altlarına dik şekilde pens atarak bele oturmasını ayarladım.Etek kısmını ise kloş olarak tasarladım.Yüksek yaka çalışarak elbiseye kullanışlılık kattım.Malum boynumuzun gözükmesi hoş olmaz değil mi..Sırtına da uzunca bir fermuar diktim .



Kol ağızlarına ve yakaya siyah saten biye diktim.Etek baskısını zigzag dikiş ardından kıvırıp kenara yakın dikerek tamamladım.Kumaş çok renkli olduğundan yakın çekim yapmadım,pek belli olmuyor ayrıntılar zira.
 

Bu fotoğraflar Esenköy'den...Sevdiklerimizde beraber yaptığımız bir iftar öncesinden...
 

Bu arada yeni açtığım Instagram hesabıma hepinizi beklerim: miraclefiliz

22 Haziran 2014 Pazar

AYŞE ELİF'E KELEBEKLİ PİKE...


 Herkese merhabalar!Okullar kapandı,seminerler devam ediyor ama artık tatilde sayılırız.Buna rağmen bloguma pek vakit ayıramıyorum bugünlerde.Fırsat buldukça dikişlere devam tabi...


Daha önce yeğenim Yusuf Ali için diktiğim kelebekli pikeden kızımın tatlı kuzeni Ayşe Elif için de diktim.Yine pazen kumaş kullandım.Yumuşacık,mis gibi,tam bebeklere,çocuklara göre..O kadar beğeniyorum ki kendimiz için de bir takım dikesim var:)
Fotoğrafları çok acele çektim,kumaşı tam düzeltemedim bile ,siz onu düzgün farzedin olur mu:)) İyi oldu aslında tam nazarlık:)))

Pazen kumaşlar genelde tek en satılıyor.Ama ben aradım taradım çift enli kumaşlar satan bir mağaza buldum.Renk olarak moru seçtim.Biri desenli biri düz olmak üzere toplam üç metre kumaş aldım.

Pikenin boyutlarını tekkişilik yatak ölçülerine göre ayarladım.Anne-babası Ayşe Elif'e yeni bir yatak almışlar.Onun ölçülerine uygun olsun istedim.

Süslemeleri yine ince keçeden yapıp zigzag dikişle kumaşa sabitledim.Kelebeklerin şablonları internette.

Sonra desenli kumaşı düz kumaşın üzerine gelecek şekilde  diktim.Köşe dikişlerini dikmek biraz oyaladı tabi.


Yastığı desenli pazenden diktim.


Sonuç emeğime değdi tabi:)Yıkadım,ütüledim,mis gibi oldu.Ayşe Elif güzel rüyalar görsün,mışıl mışıl uyusun altında inşallah...


11 Haziran 2014 Çarşamba

BAHAR DALI GİBİ ETEK


Aldığım kumaşlarla ilk görüşte aşk yaşıyorum:)Bu kumaşı da bir sabah vakti çok beğenerek aldım.Ah dedim senden ne güzel bir etek olur...Oldu da...
 

Boyum kısa ve zayıf değilim ama kloş etek giymeye bayılıyorum.Kendimi prensesler gibi hissediyorum:)Hele merdiven çıkarken yada inerken  yanlardan tutuyorum ya değmeyin keyfime:)))


İşte böyle:))Kumaşım Çarşamba kumaş pazarından 3 liraya alındı ve kloş etek olarak dikildi.Kloş etek nasıl dikilir diye soranları sevgili Antigone'un bloguna alalım..


Bu aralar okul işlerinden çok bunaldım.Ama buna rağmen iki arada bir derede birşeyler dikmeyi de becerebildim.Bir cesaretle kendime bir elbise diktim.Sonraki yazımın konusu da bu elbise olsun.

Takipte kalın ve sevdiğiniz işleri yapmaya devam edin:)))

6 Haziran 2014 Cuma

HAYAT BU! KİMİ SEYREDER VAR GÜCÜYLE,KİMİ YAŞAR VAR DÜŞÜYLE...






Yeni bitirdiğim bu güzel kitap hakkında sıcağı sıcağına iki kelam etmeden geçmek olmazdı.Sevgili Gece bloğunda bu kitaptan vgüyle bahsetmiş,herkes mutlaka okumalı demişti.Bu yorumdan etkilenip hemen siparişini vermiştim internetten.Uzun süre rafta bekledi aslında.Ama elime alıpta başladığım günden beri beni sardı sarmaladı,fırsat buldukça okudum,okudukça okumak istedim.Sabahın 3'lerine kadar okuyup,teneffüslerde,otobüste,minibüste ve hatta yemek pişirirken dahi elimden düşürmedim.

Okudukça mutlu oldum,aydınlandım...Böyle büyük laflar etmeyi sevmem ben ama kendimi çok iyi hissettim.Bu bir kişisel gelişim kitabı değil,olsa okuyamazdım zaten.Karakterler o kadar samimi ki,Eski Foça'ya gidip Mecnun'un serasından iki saksı sardunya alasım,Handan'ın faytonuyla gezesim,Uğur'un kahvesinde soluklanasım,Rafet Hanım'la şöyle köpüklü bir Türk kahvesi içesim var...Okuyanlara soruyorum size de öyle geliyor mu?

Hiç bitmesin istediğim kitaplardan biri daha bitti...Tekrar okuyacağımdan eminim.Burada çok paylaşmıyorum ama çok okuyorum,sırf bu yüzden az uyumaya alıştım hatta.Bu kitabı da çok ama çok sevdim.Sadece kitabın sonlarına doğru Emel'in bazı yorumlarından hoşlanmadım o kadar.Çok sığ olmuş bana göre.

Bu arada yazarın adı Dünya Varmış...Takma isim sanırım.Yazarın buradaki sayfasından kitabı okuyabilirsiniz.Ayrıca galiba kitabın devamı da varmış,yeni öğrendim..

Ben de ısrarla öneriyorum,okuyun,doya doya okuyun...

2 Haziran 2014 Pazartesi

ESKİŞEHİR'DEYDİK....


Eskisehir ne güzel şehirdir bilenler bilir.Esimin bir arkadasinin nikahı icin haftasonu oradaydık.Vakit az oldugundan cok gezemedik.Ama Porsuk kenarinda dolasmadan  dönmek olmazdı. 





Hava çok güzeldi şansımıza.Acik havanin ve bu güzel şehrin tadını cikardik...Keşke her şehir böyle hem doğayla,hem sanatla iç içe olsa...Ama yine de şimdi evde olmak ,eve dönmek harika!

1 Haziran 2014 Pazar

ZELİHA İLE TATLI SOHBETLER







Çok olmadı daha geçen yaz anne - baba desin diye sabırsızlanan biz şimdilerde bir minik bülbülle aynı çatı altında yaşıyoruz.Söyledikleriyle,hareketleriyle,mimikleriyle bizi sürekli şaşırtıyor,kendine hayran bırakıyor:)Aramızda geçen bazı diyalogları sizlerle paylaşmak istedim.

Sabah 6.30..."Anne,annnnnneeee  uyan!Uyaannnn annne!Sabah oldu,güneş doğdu annnneee!"

-Kızım günaydın yok mu?
-Günaydın anne nasılsın?
-İyiyim bitanem sen nasılsın?
-Çok iyiyim!


Kahvaltıyı hazırlarken...
-Zeliha babanı kaldırır mısın ,kahvaltı hazır dermisin?
-Tamammmmm!(merdivenlerden üst kata doğru çıkarken)Babaaaa!Ba-baaaaaaa!Uyannnnn!Kayaytı hazırrrr!
Bir süre sonra yanıma gelir ve...
-Baba mışıl mışıl uyuyoooo:(  Uyanmıyoooo!


Okula gitmek için hazırlanırken..
-Anne okula gidiyosunnnn?
-Evet annecim okula gidiyorum.
-Ben de gelimmmm.Ben de okula gidicemmmm.
-Büyüyünce sen de gideceksin canım.
-Anne neden okula gidiyosun?
-(Bu soru karşısında şok olan ben) Öğrencilerim beni bekliyor bitanem...
-Öyencileri sevmiyorum:(( 




Yine bir sabah kahvaltı hazırlarken...
-Anneeee pattiss pişiriyoooon?
-Hayır annecim sucuklu yumurta yapıyorum.
-Oooooo sucuklu yumuytayaaa bayılırımmmm!
-:)))


Uyumadan önce..
-Anne hadi kipat okuuuu..
-Tamam kızım hangi masalı okuyalım hadi seç bakalım..
-Hımmm...Ta-mammmm..
(Masal bittikten sonra dışardan gelen köpek seslerini duyunca)
-Anne ben hiç korkmuyom..Korkmuyozzz.
-Evet annecim korkmuyoruz.
-Anne robot gelmez dimi?
-Gelmez annecim merak etme..(bu robot korkusu da nerden geldi bilmiyorum)


-Anne dommma(dondurma) istiyom.
-Tamam kızım yemekten sonra yiyebilirsin.
-Çok seviyom anne:)(en güzel gülücüklerle)
-Ben de seni çok seviyorum tatlım:)))(işini bilir benim kızım)


Reklamlar başlar,baba kanal değiştirir.
-Reglam izlimmm.Ben azcık reglam izlimmmmm!
-Reklam güzel birşey değil annecim.
-Ama nedennnnnn?


-Anneeee!
-Efendim kızım.
-Benim dişlerim varrrr.
-Evet kızım senin çok güzel dişlerin var.
-Anne senin de dişlerin varrrrr?
-Evet annecim benim de dişlerim var.
-Babanın da dişleri varrr.
-Evet annecim var..
-Hepimizin dişleri varrr:)))(bunu çok sık yapıyor,ortak yönlerimizi vurgulamaya bayılıyor:))


Şimdilik bu kadarı aklıma geldi:)Bir de bu aralar sürekli şarkı söylüyor.Beste bile yapıyor kendince:)Geçenlerde whats up tan dayısıyla konuşurken dayısına " senni seviyooyumm,seniii seviyoyuuum dayıııı,ben dommmmma yiyoyummmm"diye bir şarkı söyledi:)O sırada bir yandan dondurmasını kaşıklıyordu da...

Eline geçirdiği fotoğraf makinasının tripotunu mikrofon gibi tutup "öhö öhöööö başlıyorummm" dedikten sonra şarkısını bağıra bağıra söylüyor,sonunda alkışlayınca eğilerek selam veriyor:)))Ay daha neler neler....

Bu modellerden sizde de vardır eminim:)