Leopar desenini severim ama pek kullandığım söylenemez.Aylar önce kumaş pazarında kocaman boyutlardaki enfes parçayı görünce ah bundan ne güzel trençkot olur demiştim.Geçenlerde kumaş çekmecemi kurcalarken elime geçti.Eşim tek parçada çok dikkat çekici olur diye veto edince o zaman ben de kızıma dikerim,hevesimi öyle alırım dedim:)
Zeliha kuzusuna daha önce de bir trençkot dikmiştim.Buradaki yazımdan bakabilirsiniz. Model , Burda 2010 Şubat sayısından.Keyifle diktim çok da hoş oldu.Ama bir daha böyle tok kumaşlarla çalışmaya tövbe ettim.Zira ilk defa bir dikiş sırasında iğnemi kırdım.Yaka gibi üst üste gelen dikişlerde çok zorlandım.İlik açmak da bunalttı.Sonuç güzel oldu neyse ki...
Kızımın abla ,benim de ikinci kez anne olmama on gün kala işte böyle poz verdik :)Patlayacak gibiyim değil mi.Aslında sadece 12 kilo aldım.Hepsi de karnımda toplanmış gibi:)))
Fotoğraflar haftasonu kaçamağımıza denk gelince pek bir havalı oldu.Mekan Acarlar Longozu...Ne zamandır gitmek istiyorduk,nasip oldu çok şükür...
Açık hava hepimize çok ama çok iyi geldi.
Dönüşte Karasu sahiline de uğradık.Zeliha kuzusu kumlarda pek güzel oynadı,midye kabukları topladı...
Trençkotu diktim ama hevesimi alamadım daha.Kalan kumaştan bir çanta mı diksem kendime acaba diye düşünüp duruyorum.Vakit azaldıkça bendeki projeler artıyor ne hikmetse:)))
Haydi bakalım ben kaçarım.Kızı uyutup makinamın başına geçme zamanı....




