11 Ekim 2012 Perşembe

ÖRGÜ BANYO PASPASI

 Uzun bir aradan sonra yeni bir örgü modeliyle karşınızdayım.Anneciğim için ördüğüm bu banyo takımını başlayalı nerdeyse bir buçuk ay falan oluyor.Emin olun şartları zorlayarak benim için rekor sayılabilecek bir sürede bitirdim bu takımı:)Yani "çalışan anne Filiz" şartlarına göre.Eskiden olsa birkaç günde örerdim oysa...
 Zemindeki kısmı kendinden kalın ipli kirpi iple ördüm.Her iki parçaya da 60 ilmekle başladım.5 buçuk numara şiş kullandım.Her iki tarafı da haraşo örgü ile ördüm.Yalnız devasa boyutlarda bir yumak gitti bu iki parçaya ,baya ağır oldu.Tam pas pas yani:)Arkasına kaydırmaz plastik dikmeye falan gerek kalmadı anlayacağınız.
 Üzerindeki çiçekleri ise normal kirpi ipi iki kat yaparak ördüm.Onları da 5 buçuk numara şişle 16 ilmek başlayarak haraşo ördüm.Tam bir kare elde edince kestiğim parçaları dikerken çiçek formuna soktum.Bu kolay yöntemi örmek isteyenlere tavsiye ederim.
 Annem sadece bu iki parçayı istedi.Ben krem rengi ipten artınca tuvalet kağıdı yedekliği de yaptım.Ama onu henüz dikip süsleyemedim.
Daha önce ördüğüm banyo paspasları için buraya ve buraya bakabilirsiniz.


Bu arada kendime daha sık yazı girme konusunda söz verdim.İnşallah tutabilirim:)

5 Eylül 2012 Çarşamba

NOHUT MODELLİ BEBEK YELEĞİ

 Zeliha'nın doğumuyla değişen hayatım blogumu da değiştirdi,aylardır anne-bebek blogu oldu çıktı:)Örgü örmeye ne yazık ki hala vakit bulamıyorum.Örebilen annelere de kıskanarak bakıyorum:)Aylardır ördüklerimi paylaşmıyordum inşallah bu yazı bir milat olur ve eski günlere az da olsa bir geri dönüş yaşayabilirim.Çünkü biliyorum ki benim örgü açıklamalarımda istifade eden,yeni yazılarımı,tariflerimi bekleyen bir okuyucu kitlem var.Hey siz ordaki sessiz çoğunluk,yorum yazmasanız da ,ses vermesenizde ben sizi biliyorum ,ne istediğinizi de biliyorum merak etmeyin:))))Takibe devam...
Bu bebek yeleğini geçen sene doğumuma az bir zaman kala örmüştüm.Modeli bir arkadaşımın bebeğinin üstünde görüp çok beğenmiştim.Nako saten iple yanlış hatırlamıyorsam 3.5 numara şişle örmüştüm.
 Yakadan başlanıp bütün olarak örülen bir model.Mantık aynı yani.Tek farkı robadan itibaren örülen nohut modeli.Aradan onca zaman geçtiği için modelin ilmek sayılarını hatırlamıyorum,vaktim yok tekrar saymaya da..O yüzden sadece nohut modelinin nasıl örüldüğünü anlatıcam sizlere.

 Nohut modeli nasıl örülür?

Aslında çok kolay.Örgünün ön yüzünden kenar ilmeği örmeden sağ şişe alınır,sonraki ilmekten 3 ilmek çıkarılır,sonraki ilmek düz örülür,sonraki ilmekten üç ilmek çıkarılır.....Bu şekilde devam edilir.Arka sıra hep ters örülür.Sonraki sırada Tek olan ilmeklerden 3 ilmek çıkarılır,3 'lü ilmekler beraber düz örülür.İşte bu kadar:)

Örmek iseyenlere kolay gelsin diyorum.

Bu arada hayatımıza bebek bakıcımız dahil oldu.En kısa zamanda bu konuda yazmak istiyorum.Sevgiler...

23 Ağustos 2012 Perşembe

EVİMİZE HIRSIZ GİRDİ...

Şimdi size Esenköy'de annemlerde geçirdiğimiz tatilimizden,Zeliha'nın yeni numaralarından,bayram anılarımızdan bahsetmek isterdim ama dün itibariyle gündemimiz tamamen değişti.Dün annemlerle beraber evimize girdiğimizde büyük bir şok yaşadık.Manzara tam bir felaketti!Evimiz savaş alanına dönmüştü.Malesef biz yokken evimize yine hırsız girmiş...Yine diyorum çünkü iki sene öncede Sakarya'ya ilk taşındığımızda evimize hırsız girmişti.O zaman eski evimizdeydik ve ufak tefek kayıplarımız olmuştu.Ama o zaman eve giren hırsız evimizi hiç dağıtmamıştı.Bu seferki ise resmen heryeri mahfetmiş..Bütün çekmeceler açılmış,içlerindekiler ortalığa saçılmış.Salon ve yatak odası en korkunç yerlerdi.Hele yatak odasındaki manzara korkunçtu!Bazanın altında ne varsa ortalığa saçılmış,ne kadar özel eşyamız varsa yerlerde,çekmeceler dağılmış...Kızımın odasına bile el atmış şerefsiz,onun eşyalarını bile dağıtmış.O pis ellerini değdirmedik yer bırakmamış...Belli ki para ve altın aramış,bulamadıkçada daha da dağıtmış,kudurmuş resmen.Bilgisayarıma,diğer elektronik eşyalarımıza el sürmemiş.

Ben odaları feryat figan ağlaya ağlaya dolaşırken eşim gayet soğukkanlıydı,beni sakinleştirmeye çalıştı.Allahtan annem de yanımdaydı,onunla ilk şoku atlatır atlatmaz ortalığı toparlamaya başladık.Bugün de sabahtan akşama kadar kıyı köşe sıkı bir temizlik yaptık.Heryeri kırkladık yani.Anca içim rahat etti.Maddi bir kaybımız olmasa da yaşadığımız sıkıntı bize yetti.Dün çok kötüydüm,gece baş ağrılarıyla boğuştum.Bugün çok daha iyiyim Allaha şükür.İnşallah bir daha böyle bir olay yaşamayız.

Evden çıkarken istediğimiz kadar heryeri kitleyelim,hırsız eve girmeye niyetlendiyse giriyor,bir tornavida yetiyor.Mutfak balkonundaki pencereyi açmış elleri kırılasıca...Etmediğim beddua kalmadı.Cehenneme kütük olsun inşallah,amin...

Allah kimseye yaşatmasın böyle kötü olayları,hepimizi kötü insanlardan korusun...Düşününce şükredecek çok şey var aslında,ya biz evdeyken girseydi mesela Allah korusun...Kendimizi öyle avutuyoruz napalım...

Şimdilik benden bu kadar...

11 Ağustos 2012 Cumartesi

ZELİHA'NIN GÜNLÜK EV MACERALARI

 Ah şu merdivenler yok mu...İçindeki engel tanımaz merak duygusu Kızımı üçüncü basamağa kadar çıkarmaya yetti,en azından şimdilik:)Sürekli peşindeyiz küçük yaramazın.Kaşla göz arasında neler yapıyor ah bir bilseniz:)))
 Ama o gülüşü yok mu,her yaramazlığını unutturuyor...Bir bebek nasıl o kadar hızlı emekler,şaşıyorum!Bazen ben de peşinden emekliyorum,dönüp dönüp gülüyor bana.Benim dizlerim acıyor ama onun umrunda bile değil:)Jet gibi bir odadan bir odaya gidiyor.Hele de balkon kapısını açık bulduysa direk annenin çiçek serasına hücum!Bi toprak yemediği eksikti yani!Elini saksının içine daldırmasıyla ağzına sokma hızına yetişemedim o kadar yani:)))
 Bir de yürümeye başlasa ne yapıcaz bilmem.Etrafında dört dönüyoruz bütün gün.Aman televizyona yaklaşmasın,sakın çöp kovasını yalamasın,gazete yapraklarını yemesin..Bu liste uzar gider...
 Bir de dondurma ile aşkı varki sormayın gitsin!Aslında dondurmayla tanışalı baya oluyor artık külahı nasıl tutacağını,nasıl yalayacağını iyice öğrendi.
O dondurmasını yaladı ,biz gülmekten kırıldık:)))

Maceralar tam gaz devam ediyor,edecek...Takipte kalın,sevgiler...


Not:Yarın annemlere Yalova Esenköy'e gidiyoruz.Bayram sonrası eve dönücez inşallah.Yeni yazı giremeyebilirim.Şimdiden hepinizin Ramazan Bayramı'nı kutlarım,Allah oruçlarımızı ,dualarımızı kabul etsin,bayramı bayram gibi yaşayabilmeyi nasip etsin inşallah,amin..

28 Temmuz 2012 Cumartesi

BEBEKLERDE UYKU EĞİTİMİ-2

Bu fotoğrafı dakikalar önce çektim.Minik kuzum uyku tavşanına dokunarak mışıl mışıl uyuyor maşallah:)Annesi de iftardan önce bloguna yeni bir yazı girmek üzere huzurlarınızda:)

Uyku eğitimi ile ilgili daha önce yazdığım bu yazı çok ilgi çekmişti.Uzun zaman önceydi kızımın uyku eğitimine başlamaya karar vermem.Ama ben işe başlayınca anneanne,babaanne sırayla kızıma bakınca malesef uyku eğitimi yarım kaldı kızımın.Bu arada beşiğinde sallanarak uyumaya devam etti kızım.Gece uykusuna yatarken ise kucağımda pış pışlıyordum.Bu durum tatile kadar devam etti.Annemlere gidince orada bahçede kurulan hamakta uyumaya alışan Zeliha'nın uyku düzeni iyice zıvanadan çıktı.Kucakta salla,hamakta salla yok olmadı en başa dön ayakta salla derken benim kafamda şalterler attı!Yok bu böyle olmaz dedim ,internette uyku eğitimini araştırdım,deneyimli annelere kulak verdim.Tracy Hogg teyzemiz sağolsun onun yazdıklarından epey faydalandım ve 10 gün önce büyük bir kararlılık ve motivasyonla kızımın uyku eğitimine başladım.

Herşeyden önce kararlı olmak ve sabretmek lazım bebeğinize kendi başına uyumayı öğretirken.Ağlayacak,sızlanacak,bin türlü taklayla sizi kandırmaya ,yumuşatmaya çalışacak..Ama yokkkk öyle yağma!Herşey onun mutluluğu ve rahatı için,tabi benim de:)))

Ben Tracy Hogg'un dünyaca meşhur "yatır-kaldır" yöntemini kullanmaya karar verdim.Bu yöntem 3-12 aylık bebekler için uygun.Herşey gayet basit.Uykusu geldiğine emin olduğunuz bebeğinizi sevgiyle kucaklayıp odasına götürüyor,ona en yumuşak ses tonunuzla "yatağının onun için güvenli olduğunu,artık kendi başına uyuyabileceğini,sallanmaya ihtiyacı olmadığını,onu çok sevdiğinizi ve hep yanında olacağınızı"gibi rahatlatıcı şeyler söyleyip yatağına yatırıyorsunuz.Yanına da uyku arkadaşını -ki buradaki yazımda bahsetmiştim uyku arkadaşının ne olduğunu ve ne işe yaradığını- veriyorsunuz.Kucağa alışkın bebeniz kısa sürede ağlamaya başlayacak,hemen kucağınıza alıp sakinleşmesini sağlayıp tekrar yatırıyorsunuz.Bu böylece devam ediyor.Ta ki bebek uyuyana kadar.

Şimdi aslında ben bu yöntemi biraz kendime göre uyarladığımı söylemeliyim.Bu yöntemi ilk uyguladığım gün Zeliha tam 1 saat 20 dakika sonra uyudu!Canımdan bezdim ama uyudu:)Çok ağladı,gözyaşı döktü ama kararlıydım sonuna kadar gidicem bu işi başarıcam dedim,iyiki de demişim.Gündüz uykularında da aynı yöntemi uyguladım.Zeliha'nın uykuya geçiş süreci günden güne azaldı.Rekorum 5 dakika!İnanamıyorum buna ama öyle:)))En fazla yarım saat sürüyor uyuması kuzumun.Onlar da gündüz uykuları.Gece uykusuna geçişi daha kolay oluyor.Ben kucağıma almak için ağlamasını beklemiyorum.Çünkü benim kızım yöntemi ilk denediğimde ağladı,sonra pek ağlamadı.Zaten normalde de fazla ağlayan bir bebek değildir.Bizimki yatakta dikilmeye,oturmaya çalışıyor sürekli.Oyun zamanının bittiğini anlayamıyor zira:)Ben de o her doğrulduğunda onu kucaklayıp,artık uyuması gerektiğini fısıldıyorum ve tekrar yatırıyorum.Bu arada ara ara ninni söylüyorum,sırtını pış pışlıyorum.Çok şükür herşey yoluna girdi ve ben tam 10 gündür Zeliha'cım sallanmadan kendi başına uyuyor oley!!!

Gece iki kere uyanıyor Zeliha.Uyandığında emzirip ,terlediyse badisini değiştirip,su içirip tekrar yatağına  yatırıyorum.Genelde hemen uyuyor ama bazen pış pışlamak gerekiyor.Sırtına pıt pıt,iki pış pış uyudu gitti:)))


Bir de çok önemli bir nokta var bu yöntemi uygularken bebeğin uykusunun geldiği anı kaçırmamak hemen yatırmak gerekiyor.Eğer geç kalırsanız uyumuyor,ya da uzun sürede sizi çıldırttıktan sonra uyuyor:((Ben bu konuda zorlandım ilk zamanlar.Şimdi ailecek takipteyiz."Hıh bak Zeliha saçını çekmeye başladı,yok kulağıyla oynuyor,aman esnedi "diye birbirimize haber veriyoruz:))Geç kaldık mı aman vay geldi başımıza:)))

Bu arada biz bir haftayı aşkın süredir Eskişehir'de eşimin ailesinyle beraberiz.Sahurdu iftardı derken günler hızla akıp gidiyor.Zeliha emeklemede hız rekorları kırıyor,evde el değmemiş yer bırakmıyor:)Bu aralar iştahı pek yok,ah şu dişler ahhh!Önümüzdeki Pazartesi 9 aylık olacak minik kuşum:)Doğum gününe 3 ay kaldı,zaman nasıl geçiyor..Hem çok hızlı hem de çok yavaş...

Şimdilik benden bu kadar.Mutfağa gidip iftar hazırlıklarına başlamalıyım.Bugün menüde mantı var söylemesi ayıp:)Annem açtı ,biz büktük.Zeliha da hamurlara el attı,hatta bir ara yer sofrasına tırmanmaya kalkıştı.Her tarafı un oldu:))Allah ağzımızın tadını bozmasın diyor ve kaçıyorum:)

Herkese hayırlı iftarlar olsun,Allah oruçlarımızı,dualarımızı kabul etsin..Amin...

18 Temmuz 2012 Çarşamba

DİKKAT EMEKLEYEN BEBE VAR!

 Benim canım kızım iki gündür emeklemeye başladı:)Artık sürünmeye,döne döne ilerlemeye son!Yaşasın emeklemek:)Şimdi elimizde kamera,fotoğraf makinası ; gözümüz bıdığın üstünde:)Nasıl meraklı ,nasıl da mutlu anlatamam.Bugün mutfakta reçel pişiriyorum,mızırdanma sesi geldi salondan,"gel kızım,gel" diye seslendim.Minik çığlıklar ata ata gelmeye başladı.Bir baktım salonun kapısından çıkmış,mutfağa doğru yaklaşıyor:)Bugünleri de gördük çok şükür...Üstte görüldüğü üzere emekleme kesmedi bizim kızı,biran önce uzanmak,tutunup ayağa kalkmak istiyor.Ne acelesi varsa artık:)))
Akşam vakti gece uykusu öncesi onu odasında yere bıraktım,yan odada çamaşır katlıyorum.Sesi gelmeyince bir bakayım dedim.İşte gördüğüm manzara:)Bak sen şu kıza,çekmece karıştırmaya,içindekileri ortaya saçmaya  başlamış bile.Hemen bi koşu makinayı alıp fotoyu çektim.Hınzır gülümsemeye dikkat:))

Bundan sonra işler zorlaşıyor bizim için.Artık hep peşindeyiz demektir.İnşallah tez vakitte de yürür benim bir tanem canım kızım:)Maşallah sana, kırk bin kere maşallah!

16 Temmuz 2012 Pazartesi

YAŞASIN TATİL:)

 Tembelin tatil postuna hoşgeldiniz:))Seminerler biter bitmez annemlere Yalova Esenköy'e gittik.Kızımla baba evine ilk gidişimizdi çok mutluyduk:)Kızım denizle,kumla,güneşle tanıştı.İlk günler denize bakmaya bile katlanamasa da sonradan babasının güvenli kollarında mutlulukla denize girdi:)
 Annemin bahçesi cennetten bir köşe gibiydi.Heryer yemyeşil,rengarenk çiçekler,meyveleri sarkan ağaçlar.Serin serin gölgeler,hamaklar...Kızımın gülhatmilerle tanışma anını kaçırmadık..
 Şişme havuz denizle tanışma öncesi ısınma turları için çok iyi oldu...
 Çekmeyin yaaaaa!

 Kuzenler kardeşimin kollarında bir araya geldi.Minik kıskançlık krizleri dışında bir sorun olmadı.Halasının gülü Ceren büyüdü,güzeller güzeli bıcır bıcır bir kız oldu.Kızıma da harika bir abla oldu canım benim...
 Annemlerden sonra İstanbul'da kardeşimde kaldık birkaç gün.Gitmişken sıcaklara rağmen gezmeyi de ihmal etmedik tabi.Hamileliğimden sonra ilk kez gidince her köşesi ayrı güzel şehri ne kadar da özlediğimi farkettim.Kapalıçarşıyı adım adım gezerken Zeliha mışıl mışıl uyuyordu:)
 Kadıköy vapuruna yetişmeye çalışırken bu pozları yakaladık:)
 Balım kızım,bahar dalım benim:)))
Eve dönünce anneannenin bahçesindeki hamağın bir benzerini verandamıza kurdu babamız.Kuzu da sabah serinliğinde tatlı rüyalara daldı...