Öğretmenlik mesleğinin en güzel yanı herkesçe malum olan iki aylık uzun yaz tatilidir.Valla imkanı olan o uzunnn iki aylık tatili süper kullanır istediği gibi gezer tozar ama bizim gibi memurlar tatilinin çoğunu ailesinin yanında geçirir,normal hayatına devam eder.Gidebilirse kısa bir otel tatili yapar orası ayrı tabi..
Şikayet etmiyorum yanlış anlaşılmasın,çok şükür ben hayatımdan memnunum.Benim için en güzel tatil ailemle beraber olmaktır.Her sabaha güzeller güzelimle ve hayatımın aşkıyla uyanmak gibisi var mı...İki aylık tatilimizin bitmesine iki haftadan biraz fazla kaldı ve biz artık evimizdeyiz.Tatilimiz Yalova Eskişehir ve Sakarya arasında geçti.Şimdi uzun uzun neler yaptık diye anlatmıcam tabi:)Tatil Zeliha odaklı olunca fotoğraflarda da ana tema o oldu,üstteki fotoğraf Eskişehir yakınlarındaki Sakarıılıca kaplıcalarında geçirdiğimiz günlerden.Ailecek gittik,çok eğlendik...Zeliha'nın 42 derecelik hamam havuzunda nasıl mutlu olduğunu tahmin edemezsiniz...
Kaplıca sokaklarında koştu da koştu...
Bu şapkayı kaybettik,anılarda kaldı...
Bol bol dondurma yedi,hatta iki yaş krizlerinden kurtulmak için acil durum aracımız oldu kendisi:)
Anneannesinin balkonunda,bahçesinde oynadı,kedileri kovaladı,sümüklü böcekleri elledi,hatta bir tanesinin kabuklarını çiğnedi:)
Bu fotoğraf Ramazan ayında bizim evdeki bir iftar hazırlığından...O güllaç bir güzel elle yendi,test edildi onaylandı:)
Canı sıkılan minik annesinin yemek takımını tek tek salona taşıdı,işte böyle evcilik oynadı...Çok şükür takım bozulmadı:)
Denizle tanışmamız pek neşeli olmasada sahilde taşlarla oynamayı çok sevdi kızım...Bol bol güneşlendi,bronzlaştı..
Pusetinden iner inmez nasıl hızlı koşuyor,yakala yakalayabilirsen...
Gün batımını izleyen minik...
Bu da bayramda örmeye başladığım hırkadan bir kare...Çok severek örüyorum,inşallah bitmiş halini paylaşmak nasip olur..
Bir de bugün itibariyle Zeliha bezle vedalaştı,lazımlığıyla tanıştı.Sabahtan beri kaç kez üst baş değişti sayamadım:)Allah kolaylık versin anneye:))
