Benim güzel kızım

Lilypie - Personal pictureLilypie Third Birthday tickers

31 Aralık 2010 Cuma

İSTANBUL'DAN HEDİYELERİM GELDİ!

 Postacı kocaman bir paket getirince bu paketin kimden geldiğini tahmin ettim.Canım arkadaşım Şule(ladygreenriver),benim için bir sürü hediye hazırlamış göndermiş:)Paketin içindeki hediyeleri tek tek çıkardım,her birini gördükçe çocuk gibi sevindim,azıcık ta şımardım:))Canım benim ya ne kadar zahmet etmiş,ne güzel şeyler göndermişsin.Çok ama çok teşekkür ederim..Biz henüz yüzyüze görüşemedik ama sanki çok yakın iki dost gibiyiz...Beni inanılmaz mutlu ettin canım:)Hediyelerinin herbiri çok güzel...Bereye bayıldım,severek giyicem.Fular da çok şeker,hele buzdolabı süsüne bayıldım,hemen mıknatısını yapıştırıp kullanmaya başlıcam.Mumluk da çok şirin ,ona uygun mum almalıyım hemen:)Türk kahvesini bile düşünmüş canım benim:))İpi de o güzel süsleri de en kısa zamanda değerlendiricem,kitabı da zevkle okucam inşallah..Parfümü bugün okula giderken sıktım bile:))Hele o güzel notunu hep saklıcam canım..Herşey için çok ama çoooooook teşekkür ederim:))
Bugün eşime okuldaki bir öğretmen arkadaşı bir ajanda hediye etmiş.Ama ajandanın kutusuna yazdığı not ve çizdiği resim bizim için ajandadan çok daha önemli.Bakar mısınız şu inceliğe:))Yeni yıldaki umutlarımızı ne de güzel resmetmiş Mebruke Hoca:))Ben de bunu sizlerle paylaşmadan geçemedim.Şu dünyada en güzel şeylerden biri de iyi arkadaşlara,dostlara sahip olmak.Herşey onlarla daha güzel ve anlamlı...
Hepinizin yeni yılı kutlu olsun,yeni yıl herkese sağlık,huzur,mutluluk ve hayırlar getirsin inşallah...

29 Aralık 2010 Çarşamba

OYUNCAK AYICIK-AMİGURUMİ TEDDY BEAR

Yağmurlu bir Sakarya gününden tüm arkadaşlarıma sıcacık bir merhaba:)Hasta olsam da örgü oyuncak çalışmalarıma ara vermeden devam ediyorum.Usta amigurumici arkadaşlarım örgü oyuncak yapmanın da hastalık gibi olduğunu söylemişlerdi bana,haklılarmış sanırım:)Ördükçe öresim geliyor inanın...Birini örerken acaba sonra ne örsem diye düşünür oldum.İşte amigurumi maceralarımın son ürünü karşınızda:Teddy Bear!Nam-ı diğer oyuncak ayıcık...
Ayıcık örmeye karar verince internetten şablon arayışına giriştim.Bazı sitelerde çok güzel açıklamalar buldum ama kiril alfabesiyle yazıldıkları için bir türlü çözemedim.İngilizce açıklama bulmak da zor,örgü şablonlarını bile parayla paylaşıyor insanlar.Tam istediğim gibi bir açıklama bulamayınca göz kararı başladım,devamı geldi zaten.Ve ta-ta-taaaam işte sonuç!
Biraz kalın bir ip kullandım,böylece oyuncak daha güzel oldu bence.Aslında en çok burnunu ve kulaklarını sevdim:)Yüz ifadesini işlemek çok zevkliydi.Göz aparatlarım olmadığı için,evdeki top düğmelerin arkalarını makasla kestim,silikonla yapıştırdım.Gayet de güzel oldular...
Ayıcığım arka bahçemizi seyrededursun,ben de yeni oyuncağıma devam edeyim..Yeni çalışmalarıma bayılacaksınız:))Hepinizi çok öpüyorum,sevgiler:))

28 Aralık 2010 Salı

ÖRGÜ BEBEK TAKIMI İSTEYENLER BURAYA

Bana örgü örmeyi öğreten ve sevdiren sevgili görümcem Emine,blogunda  bir hediye çekilişi düzenliyor.Her parçası ayrı güzel bu el örgüsü bebek takımına sahip olmak isterseniz buraya bir uğrayın derim..

26 Aralık 2010 Pazar

ROMANTİK BEBEK YELEĞİ

Yağmurlu bir Pazar  gününden herkese sıcacık bir merhaba:)Bugün erkenden kalkıp güzel bir kahvaltı yaptık eşimle.Hafta sonları yapılan kahvaltıların tadı bambaşka oluyor tabi. Dışarda ince ince yağmur yağıyordu,hadi dedim yürüyüş yapalım yağmur altında,amabiz kahvaltımızı bitirene kadar yağmur durdu:(Şimdi de televizyon karşısında tembellik yapıyoruz...Hazır henüz evdeyken sizinle bu şeker bebek yeleğini paylaşayım dedim.Evdeki kalan ipleri değerlendirmek için ördüğüm bu yeleği yine bir arkadaşımın bebeği için hazırladım.Gerçi onun henüz haberi yok,aramızda kalsın sürpriz olacak:))
Örmek isteyenler için ayrıntılı açıklamasını veriyorum,umarım siz de beğenir ve örersiniz:)

Yeleği örmeye alt kısmından bütün olarak başlıyoruz.Ben 3.5 numara şiş ve Ören Bayan Dora marka ip kullandım.(Beyaz ip Dora,diğer renklerin markası farklı,ama aynı kalınlıkta)Şişimize 140 ilmek atıyoruz ve 8 sıra haroşa örüyoruz.Sonrasında 15 sıra kadar  düz örgü örüyoruz,arka sıralar hep ters olacak..Pembe ipe geçip 2 sıra düz örüp,sonraki sırayı şöyle yapıyoruz:2 düz,1 artır,1 kes,1 artır,1 kes,....1 kes,2 düz.Arkayı haroşa örüp sıra başına gelince yine 2 sıra düz örüyoruz.Beyaz renge geçip 3 sıra düz örüyoruz.Lila renkli ipe geçip pembeli sıraları aynen yapıyoruz.Sonra yine beyaz düz kısım,ardından yine pembeli kısım örülecek.1 sıra düz ördükten sonra ilmekleri 31,78,31 olarak ayırıyoruz.

Yeleğin ön kısımlarının ilmekleri şişte beklerken önce arkayı örüyoruz.Kol için sıra başlarında 3'er ilmek kesiyoruz.Böylece kol oyuntusu veriyoruz örgüye.Sonrasında 15 sıra düz ördükten sonra örgüyü kesiyoruz.Ön yüzleri de sırayla örüyoruz.Kol oyuntusu için sıra başında üç kerede 1'er ilmek kesiyoruz.Ardından yaka oyuntusu için yakadaki her sıra başında 2'şer ilmek kesiyoruz.Kol kısmı düz devam ediyor.Şişte 16 ilmek kalıncaya kadar devam edip örgüyü bitiriyoruz.

Yeleğin kollarına ve düğme dikilecek,ilik açılacak ön parçalarına  örgüden ilmek alarak haroşe olarak 4 sıra biye örüyoruz.Omuzları diktikten sonra yakaya da aynı işlemi uyguluyoruz.

Ben yeleğin üç düğmeli olmasını tercih ettim.ilik yerlerini ilmekleri sayarak belirleyip,2'şer ilmek kesiyoruz ve sonraki sırada kestiğimiz ilmekleri yeniden ekliyoruz.Böylece ilik açılmış oluyor.
Yeleği bitirdikten sonra kalp şeklinde işlemeler yaparak örgümü biraz da süslemek istedim..Nasıl olmuş,beğendiniz mi?Umarım bu yeleğin sahibi olacak minik prenses sağlıklı bir şekilde dünyaya gelir ve anne-babasının yüzünü güldüren,sevgi dolu,hayırlı bir evlat olur:)

22 Aralık 2010 Çarşamba

NE DE GÜZEL KADIN ŞU ANGELINA...

Hastalığım dolayısıyla 3 gündür evde istirahat ediyorum.Yok anam biz çalışan kadınlar hasta falan olmamalı bence.Zaten hastayım,iyileşemiyorum diye kafam bozuk,hergün bir sürü ilaç içiyorum -ki canım yanmadıkça ilaç içmem-.Dört duvar arasında kalmaya alışık olmayan bünye televizyonda izlediğim gündüz kuşağı programlarıyla hepten serseme döndü:((Allah ev hanımlarına yardım etsin arkadaş!Yok yok ,ben çok sıkıldım,psikolojim bozuldu inanın.Eşim okuldan dönünce sebepsiz yere başladım ağlamaya:((Aşkım benim hiç kıyamaz bana,"hadi sen sıkıldın ,seni dışarı çıkarayım"diyince o kadar sevindim ki,hastalığı falan unutup jet hızıyla hazırlandım:))Önce yemek yedik,sonra da okuldan arkadaşlarla buluşup sinemaya gittik."The Tourist" filminin fragmanını izlemiş ve çok beğenmiştim.Şu Angelina Jolie ne güzel kadın yaaa...Film dünyanın en romantik şehirlerinden biri olan Venedik'te çekilmiş.Angelina Jolie malumunuz hayırsever yönüyle de çok tanınıyor.Kalbinin güzelliği de yüzüne yansımış sanırım.O ne duruş,o ne bakış ya..Filmde oyunculuğunu konuşturmuş yine..Johnny Depp'le de iyi bir ikili olmuşlar bence..Film aksiyonla karışık romantizm kokan sahneler içeriyor.Sonunda da bir sürprizi var:))
Bana çok iyi geldi valla..Ohhh nefes aldım biraz.Okuldaki bebelerimi bile özledim:)Aslında tam iyileşmesem de yarın inşallah okula gidicem.Sessiz sessiz ders anlatırım artık:P
"The Tourist" her ne kadar çok iddialı bir yapım olmasa da,güzel vakit geçirebileceğiniz çerezlik bir film.Herkese tavsiye ederim:))

20 Aralık 2010 Pazartesi

HELLO KİTTY EVİME GELDİ!

 Bir yandan boğaz ağrısı,diğer yandan ev sıkıntılarıyla boğuştuğum geçen haftasonu amigurumi çalışmalarıma kaldığım yerden devam ettim ve tüm dünyanın en çok sevdiği kediyi, Hello Kitty'yi ördüm.Yapımı son derece zevkli ve bir o kadar da kolay olan bu kediyi örerken buradaki açıklamalardan faydalandım.Gözlerini ve bıyıklarını siyah yünle,burnunu ise ince organze sarı kurdeleyle işledim. Sıra fotoğraf çekimine gelince Hello Kitty bir manken edasıyla ordan oraya atlayıp zıplamaya başladı:)
 Önce "Hello Kitty in the jungle" formatına uygun olarak saksının içine atladı,anneciğimin hediyesi çiçekle poz verdi:)
 Sonra eşimin taaa Kıbrıs'tan getirdiği deniz kabuklarıyla kaynaştı...
 "Nolur bineyim,nolurrrrr!!" diye yalvarınca file binmesine de izin verdim.Napayım doğuştan şeker bu kedicik,onu reddetmek kolay değil:))Her yeni oyuncakla daha da mutlu oluyorum,şimdi acaba ne örsem diye düşünmeye başladım bile:))
Bu arada hastalığım bir türlü geçmeyince bugün doktora gittim,bir sürü ilacın yanı sıra bir de 3 günlük rapor aldım.Dinlenmeden geçmeyecekbu hastalık anlaşıldı:(Bıktım hasta olmaktan ama...Neyse şikayet etmeyeyim,Allah başka dert vermesin..
Son yazımda anlattıklarımdan dolayı yorum bırakan,güzel dileklerini,moral verici sözlerini benden esirgemeyen bütün arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim.Hepiniz birtanesiniz:))

18 Aralık 2010 Cumartesi

BU EV SAHİBİ BİZE EV ALDIRIR...

Günaydınlar herkese..Dünden beri canım çok sıkkın,hatta geçmekte olan hastalığım boğaz ağrısıyla yeniden kendini gösterdi,resmen üzüntüden hasta oldum yani:((Sizi dertlerimle sıkmak istemem ama yok paylaşmadan duramıcam.En azından sizin de fikirlerinizi almak istiyorum.Şimdi olay şu:Sakarya'ya tayinimiz çıktığında gönlümüze göre bir ev bulmak için çok uğraşmıştık,kiralık ev bulmanın ne kadar zor olduğunu anladık malesef..Sonunda şimdiki evimize getirdi emlakçı bizi,ev 2-3 senedir boşmuş,tadilattan geçmiş,baktık mutfağı güzel,ev geniş,şehir merkezine de yakın olunca hemen tuttuk.Büyük heveslerle eşyalarımızı aldık,güle oynaya yerleştik..Yaz yağmurları yağmaya başlayana kadar herşey yolundaydı.Yağmur yağınca banyonun tavanı damlamaya başladı.Ama resmen banyoya yağmur yağıyor o derece yani...Ev sahibine söyledik hemen "yaptırırım" diyerek bizi aylarca oyaladı.Sonra havalar soğudu,banyomuzda kış koşulları hakim tabi:)Düşünün banyo yaparken tepenizden damla damla sular iniyor üstünüze..Eşim çatıya çıktı baktı,banyonun üzerinde bir baca varmış ve bacanın etrafında sular birikmiş.O sular damlıyormuş meğer..Banyodaki nem yan taraftaki mutfağın duvarında da rutubet yapmaya başladı zamanla.Mutfaktaki duvarın alt kısımları,sonra da  mutfak dolaplarının arkaları küflenmeye başladı..Annemle yazın binbir emekle açtığımız yufkalar,erişteler küflendi..Sinirimden ağladım inanın o manzarayı görünce.Çilemiz bununla da kalmadı,banyonun diğer tarafında küçük bir odamız vardı,onunda duvarları nokta nokta küflendi mi!Allahtan bu odayı pek kullanmıyoruz,sadece kitaplığımız var,bir de bazı kullanmadığımız eşyalarımız..
Her ay başı kiramızı zamanında ödediğimiz ev sahibimiz bir türlü bizim şikayetlerimizi dikkate almıyordu.Ne yapcağımızı şaşırdık resmen!Bu ay eşim kirayı vermek için ev sahibini aramadı,onun aramasını bekledi yine aynı konuda konuşmak için.Dün aramış ev sahibimiz.Eşim de yaşadığımız sıkıntıları bilmem kaçıncı kez anlatmış,gelip evimizin halini görmesini istemiş.Bizim ev sahibi de ne dese beğenirsiniz,"Gelmicem,görmicem,tamir de ettirmicem,iki aya kadar evi boşaltın" lafa bak ya!Bu nasıl bir tavır,nasıl bir haksızlık!Eşim de kira kontratına göre Temmuz'a kadar evde kalma hakkımız olduğunu hatırlatmış.Hiçbir yere gitmiyoruz demiş telefonu kapamış.Eşim eve gelince baktım surat bir karış.Noldu falan demeye kalmadı anlattı zaten,ben okulda çok yorulmuş,bitkin haldeydim.Bir de üstüne bunları duyunca sinirlerim iyice haraboldu.O kadar çok ağladım ki...Bu ne cüret ya!Bizim gibi kiracıyı nerde bulcak bu adam.Ama o kadar canım yandı ki hiç yapmadığım bir şeyi yaptım adama beddua ettim..Kış ortasında taşınmak kolay mı?Ayrıca biz biraz peşinat biriktirip kendi evimizi almayı planlıyorduk önümüzdeki yaza zaten,şimdi başka eve taşın falan birsürü masraf ve eziyet...Benim ağlamalarıma dayanamayan eşim de çok üzüldü..Keşke sana anlatmasaydım falan dedi..Ya bir insan nasıl bile bile başkasının sıkıntı çekmesine razı olur,nasıl tamir ettirmiyorum evimden çıkın der..İnanamıyorum!Dün hep sıkıntılı geçti..O kadar üzülmüşüm ki gece boğazım ağrımaya başladı,dirençsiz kalınca hastalığım yeniden başladı..Sabah çatıdan gelen seslerle uyandık.Dün çatıyı tamir ettirmicem diyen ev sahibimiz eşimin restini görmüş,tamircileri göndermiş!Şimdi bu yazıyı çatıdan gelen tamirat seslerini dinleyerek yazıyorum..Bir de şu kiramızı versek adama içimiz rahat edecek..Ama anladık ki bu ev sahibi bizi ev sahibi yaptıracak!Yaşadığımız sıkıntılardan kurtulur muyuz bilmem ama,artık niyetimiz en kısa zamanda kendi evimize sahip olmak.Allah kimseye bu sıkıntıları yaşatmasın,kiracı olmak ne kadar zormuş ya..Doğubayazıt'taki ev sahibimizi mumla arar olduk burda..Ne ev sahipleri varmış ya,adamın kendi evi çürüyor umrunda değil..İlla kavga mı etmek lazım yani!

İşte böyle kızlar,Allah sonumuzu hayretsin..Canınınızı sıktıysam kusura bakmayın.anlatınca biraz rahatladım inanın..Şimdilik hoşçakalın,herkese mutlu,huzurlu,küfsüz,nemsiz bir yuva sahibi olmayı dilerim:))

16 Aralık 2010 Perşembe

AŞURE GÜNÜNÜZ MÜBAREK OLSUN

Dün yaptığım iki tencere aşureden sadece birkaç kase kaldı:)Yiyenler  çok beğendi,ben de çok mutlu oldum:))Ne mübarek bir yiyecek şu aşure,hem çok lezzetli,doyurucu,hem de çok bereketli.Allah tekrarını nasip etsin inşallah...Tarifim her zaman olduğu gibi "portakal ağacı"ndan..Ben aşure yapmayı oradaki tariften öğrendim,iki senedir yapıyorum ve çok lezzetli oluyor.Tarif arayanlara tavsiye ederim:)Ben rengini koyulaştırdığı için kuru incir koymuyorum,öyle de çok güzel oluyor.Dün ılıkken bolca yedim şimdi de resimdekinin ifadesini alıcam:)Sizin için de bir kaşık alırım merak etmeyin:P

Bu arada hala tam olarak iyileşmedim,kırıklığım devam ediyor..Yarın da okulda nöbetçiyim,nasıl olcak bakalım..Tüm hastalara ve kendime acil şifalar dilerim.Sevgiler...

15 Aralık 2010 Çarşamba

MUHARREM AYI VE AŞURE GÜNÜ

Herkese merhaba:)Yarın Muharrem ayının 10.günü,yani mübarek Aşure Günü...Aşure gününün anlamını bilmeyenler ya da unutanlar için hatırlatmak istedim.Şu anda mutfağımda aşure pişiriyorum,yarın komşularıma ve okul arkadaşlarıma dağıtmak için.Tencereler bir yandan kaynarken bir yandan da sizinle bu yazıyı paylaşmak istedim.Herkesin Aşure Gününü kutlarım,bu günün nimetlerinden faydalanabiliriz inşallah...Allah herkesi gönlünün muradına kavuştursun.Amin...Hepinizi öpüyorum:))

"Muharrem ayının onuncu günü Aşure günüdür. Muharrem ayı, Kur’an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir. Muharremin birinci günü oruç tutmak, o senenin tamamını oruç tutmak gibi faziletlidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur.) [Müslim]

Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşure gecesidir. Allahü teâlâ, birçok duaları Aşure günü kabul etmiştir. Hazret-i Âdem’in tevbesinin kabul olması, Hazret-i Nuh’un tufandan kurtulması, Hazret-i Yunus’un balığın karnından çıkması, Hazret-i İbrahim’in ateşte yanmaması, Hazret-i İdris’in canlı olarak göğe çıkarılması, Hazret-i Yakub’un, oğlu Hazret-i Yusuf’a kavuşması, Hazret-i Yusuf’un kuyudan çıkması, Hazret-i Eyyüb’ün hastalıktan kurtulması, Hazret-i Musa’nın Kızıl denizi geçmesi, Hazret-i İsa’nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Aşure günü Nuh aleyhisselamın gemisi, Cudi dağına indirildi. O gün Nuh ve yanındakiler, Allahü teâlâya şükür için oruçlu idiler. Hayvanlar da hiç bir şey yememişti. Allahü teâlâ denizi, beni İsrail için, aşure günü yardı. Yine Aşure günü Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın ve Yunus aleyhisselamın kavminin tevbesini kabul etti. İbrahim aleyhisselam da o gün doğdu.) [Taberani]

Öteden beri Kureyş de, Resulullah da Aşure günü oruç tutardı. Medine’ye gelince de yine o gün oruç tuttu ve tutulmasını emretti. (Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud)

Medine’de aşure günü oruç tutan Peygamber efendimiz, Yahudilerin de oruç tuttuklarını gördü. (Niye oruç tutuyorsunuz?) diye sordu. Onlar da, (Allah’ın İsrail oğullarını düşmanından kurtardığı bir gündür, Musa bu günde oruç tuttuğu için) dediler. Resulullah efendimiz de, Müslümanların bugün oruç tutmalarının sebebini anlatmak için, (Ben Musa aleyhisselama sizden daha layıkım) buyurdu. (Buhari, Müslim, Ebu Davud)

Bugün yapılacak işler:
1- Aşure günü oruç tutmak sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur.) [Müslim, Tirmizi, İ. Ahmed, Taberani]

(Aşure günü oruç tutan o yıl tutamadığı [nafile] oruçlarının sevabına kavuşur.) [Deylemi]

(Aşure günü bir gün önce, bir gün sonra da tutarak Yahudilere muhalefet edin.) [İ.Ahmed]

(Aşurenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehidler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur.) [Şir’a]
[Yalnız Aşure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutmalı!]

Peygamber efendimiz bir gün öğleye doğru buyurdu ki:
(Herkese duyurun! Bugün bir şey yiyen, akşama kadar yemesin, oruçlu gibi dursun! Bir şey yemeyen de oruç tutsun! Çünkü bugün Aşure günüdür.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud]

Peygamber efendimiz, bugün bir hurmayı mübarek ağzında ıslatıp çocukların ağzına verirdi. Çocuklar, Resulullahın mucizesi olarak akşama kadar bir şey yiyip içmezlerdi. Bugün bazı hayvanların bile bir şey yemediği bildirilmiştir. Bir avcı, Aşure günü, bir geyik yakaladı. Geyik, yavrularını emzirip akşamdan sonra dönmek üzere, avcının izin vermesi için, Resulullah efendimizden, şefaat istedi. Avcı, geyiğin akşama kalmadan hemen gelmesini isteyince, geyik, (Bugün Aşure günüdür. Bugünün hürmetine yavrularımızı emzirmeyiz. Onun için akşamdan sonra gelmek için izin istedim) dedi. Bunu duyan avcı, geyiği Resulullaha hediye etti. O da, geyiği serbest bıraktı.

2- Sıla-i rahim yapmalı. Yani akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte, (Sıla-i rahmi terk eden, Aşure günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)

3- İlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, ilim öğrenilen veya Allahü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer) buyuruldu. Bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun bir kitap, [mesela İslam Ahlakı veya Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye] okumalıdır. Ayrıca Kur’an-ı kerim okumalı, kazası olan kaza namazı kılmalı. (Şir’a)

4- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud dağı kadar sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)

(Bugün aşure ibadet) diye aşure pişirmek günahtır. Aşurenin bugüne mahsus ibadet olmadığını bilerek, bugün aşure veya başka tatlı yapmak günah olmaz, sevap olur. Bu inceliği iyi anlamalı. Tedavi niyetiyle sürme çeken bugün de sürmelenebilir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü ismidle sürmelenen, göz ağrısı görmez) buyuruldu. (Hakim)

5- Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)

6- Çoluk çocuğunu sevindirmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur) buyuruldu. (Beyheki)

7- Gusletmeli. Hadis-i şerifte, (Aşure günü gusleden mümin, günahlardan temizlenir) buyuruldu. (Şir’a)
Hazret-i Hüseyin, 10 Muharremde şehid edildi. O yüce imamın şehid edilmesi, elbette bütün müslümanlar için büyük musibet ve üzüntüdür. Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali ve Hazret-i Hamza’nın şehid edilmeleri de, böyle büyük musibet ve üzüntüdür. Fakat, Peygamber efendimiz, Hazret-i Hamza’nın şehid edildiği günün yıldönümlerinde matem [yas] tutmadı. Matem tutmayı da emretmedi. Matem yasak olmasaydı, herkesten önce Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Matem tutan, ölmeden tevbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.) [Müslim]

(İki şey vardır ki, insanı küfre sürükler. Birincisi, birinin soyuna sövmek, ikincisi, ölü için matem tutmaktır.) [Müslim]"

Yazı netten alıntıdır..

12 Aralık 2010 Pazar

AMİGURUMİ KEDİCİĞİM:))

Herkese merhaba!Havalar soğudu ve ben hemencecik şifayı kaptım:((İki gündür ilaçlar,ıhlamurlar,hasta çorbaları ve tabiki sadık dostlarım kağıt mendillerimle iyice haşır neşir oldum:)Sağolsun canım eşim benimle ilgilendi de şimdi daha iyiyim ve yeni amigurumi oyuncağımla karşınızdayım...
Pembiş kedimin macerası Perşembe günü başladı ve Cuma akşamı bitti.Başlayınca bırakamıyor insan elinden:)En çok ta yüzündeki ifadeyi işlerken mutlu oldum:D..Buradaki açıklamalara bakarak önce vücut parçalarını ördüm.Sonra da içini doldurarak diktim.Kedicik oturabilsin diye gövdenin alt kısmına boncuk doldurdum.Kollarında ,ayaklarında ve kuyruğunda dolgu yok,sadece uçlarında yine boncuklar ve azıcık ta elyaf var,böylece istediği gibi hareket edebiliyor..
Pencereden dışarı bakıp güvercinleri izleyebiliyor...
Ya da kollarını bağlayıp kendini iletişime kapatabiliyor:)
Kediciğim çek sevimli oldu,onu çok sevdim:)Şeker pembesi rengine ve yüzündeki masum ifadeye bayıldım:D
Kedileri oldum olası çok severim,amigurumi maceramın başlarında ördüğüm bu kedicik benim en kıymetli oyuncaklarımdan biri olcak sanırım:)Hadi kedicik kalk bilgisayarımın üstünden de senin yazını gireyim bloguma,arkadaşlarım da görsünler,sevsinler seni:)))
Kedicik diyor ki:Hadi siz de ipleri tığları elinize alın ,benim gibi şirin oyuncaklar yapın,hem siz mutlu olun hem de onları gören herkes...
Herkese hayırlı,sağlıklı ve bol kazançlı bir hafta dilerim...

10 Aralık 2010 Cuma

AMİGURUMİ KUŞLARIMA BİR BAKIN

Sonunda muradıma erdim amigurumiye başladım:))Uzun zamandır internetteki örgü oyuncaklara hayran hayran bakıyordum,Japon örgü oyuncak sanatı amigurumi meğer ne kadar da yaygınmış,milletin örmediği oyuncak,yapmadığı karakter kalmamış!Eeee bir örgü sever olarak bu işe de imzamı atmalıyım dedim ve bu sevimli kuşlarla amigurumi dünyasına ilk adımımı attım...
Tığ ile sıkiğne yapmasını bilen herkes amigurumi yapabilir.Kısa sürede çok şirin oyuncaklar yapabilir,çocuklarınızın sağlıklı oyuncaklarla oynamalarını sağlayabilirsiniz.İnternette açıklamalı amigurumi oyuncaklardan oldukça fazla var.Türkçe anlatımlar sınırlı,çoğu Japonca ve İngilizce.Bu kuşları burada anlatıldığı gibi yaptım.Renkli patik ipleri kullandım ve 4 numara tığla ördüm.Gözleri ve gagaları ise keçeden kesip silikonla yapıştırdım..İçlerini de boncuk elyafla doldurdum..
Bak sen şu yaramazlara üstüste konmuş şaklabanlık yapıyorlar:))
Bir kedi gördüm sanki!!!!!!!!!!!!
Kuşlar kaçar, kedicik kovalar...Filizin evinde şenlik var:)))
Ben bu işi çok sevdim kızlar:D..Yakında yepyeni oyuncaklarla sizlerle olucam inşallah..Bu arada havalar soğudu,kendinize dikkat edin hasta olmayın canlarım..Ben az buçuk şifayı kaptım bile:))Herkese mutlu,neşeli,bol dinlenmeli bir haftasonu dilerim:))

NOT:"Bir kedi gördüm sanki" mizanseni için sevgili eşime-evimizin fikir babasına-  teşekkür ederim:)

7 Aralık 2010 Salı

PUZZLE SONUNDA DUVARDA:)

 Doğubayazıt'ta çalışırken eşimle bir ara puzzle yapmaya heveslenmiştik.Normal insanlar 500 hadi olmadı 1000 parçalılarla başlar dimi,ama biz direk 3000 parçalı olan bir resimle başlamıştık:))Eşimle "Ya Allah Bismillah"diyerekten başladığımız puzzle'ı gece gündüz uğraşarak ancak 1 ayda tamamlayabildik.İlk zamanlar o kadar kaptırmışız ki rüyalarımızda bile eksik parçaları aradığımızı görüyorduk:))İşte o puzzle taaaa Doğubayazıt'lardan dört parçaya bölünerek Sakarya'ya geldi aylarca kah dolap köşelerinde kah halı altlarında gün ışığına hasret bekledi;ve geçen hafta sonu çerçevelenerek salonumuzdaki duvarında arz-ı endam etmeye başladı:D
 Puzzle maceramızın ilk günleri..Hiç bitmeyecek gibiydi sanki:)
Sona yaklaşırken heyecan giderek artıyordu:)Puzzle yapanlar bilirler,başlayınca tiryakisi olup hep onunla uğraşmak istiyorsunuz,bitince de ortaya çıkan şahasere bakmaya doyamıyor insan:)
Nasıl beğendiniz mi ilk puzzle'ımızı?
Not:Puzzle kelimesinin Türkçe'deki karşılığı "yapboz",ama biz yapıyoruz,hiç bozmuyoruz ki:))

6 Aralık 2010 Pazartesi

YENİ HİCRİ YILINIZ KUTLU OLSUN!

Yarın Peygamber Efendimizin(S.A.S) Mekke'den Medine'ye hicretinin yıl dönümü ve hicri yılbaşı.Yeni yılın öncelikle sevdiklerime ve bütün insanlığa hayır ve mutluluklar getirmesini dilerim.Keşke başka dinlerin adetlerine özenmesek,kendi yılbaşımızı heyecanla bekleyip,ondaki derin anlamı hissedebilsek..Keşke...Yarın aynı zamanda Muharrem ayının ilk günü.Muharrem ayı mübarek bir ay,çünkü içinde çok önemli bir günü barındırıyor:Aşure Günü..Yeni ayın 10.gününü sabırsızlıkla bekliyorum.Hem o günün rahmetinden ve bereketinden faydalanmak,hem de aşure yapıp konu-komşuya,sevdiklerime ikram etmek için:)

5 Aralık 2010 Pazar

PONPONLU BEBEK ŞAPKASI

Yağmurlu,serin bir Pazar gününden herkese merhaba:))Bugün itibariyle Sakarya'ya kış geldi nihayet..Oysa daha dün kısa kollularla caddeleri arşınlamıştık:)Hazır havalar soğumuşken,yeni bitirdiğim bebek şapkasını sizlerle paylaşayım istedim.Örgü sevenlere bu serin günden sıcacık bir ayrıntı ulaştırayım:))Bayramda yeğenim Ceren'e annesinin ördüğü şirin şapkayı görünce ben de öreyim dedim.Bu şapka ilk bebeğini bekleyen bir arkadaşıma hediye gidecek.Hediyem sahibine ulaşmadan önce pofuduk ayımız Tontiş şapkayı denedi ve çok beğendi:D..Pencerenin kenarında oturmuş , yağmuru izlerken ben de fotoğraflarını çekeyim dedim:)
Tavşan kulaklı şapkada bir yumaktan az Kartopu Gonca marka ip ve 3.5 numara şiş kullandım.
 112 ilmek çekerek başlanan modelde önce 3cm kadar 2 ters 2 düz şeklinde lastik örüyoruz ,sonraki 5 sırayı ön yüzü düz,arka yüzü ters ördükten sonra ajurlu örgüye geçiyoruz.Ajurlu örgü sırasını şu şekilde yapıyoruz:3 düz,1 artır,3 topla,1 artır,3 düz,1 artır,3 topla,1 artır,3 düz...bu şekilde sıra sonuna kadar devam ediliyor.Arka sıralar hep ters olmalı.Ajurlu sıradan sonra 3 sıra düz örüp tekrar ajurlu sırayı tekrarlıyoruz.Bu şekilde 7 kez ajurlu örgü sıralanıyor.Son ajurlu örgüden sonra 3 sıra daha düz örgü yapılıyor.Ardından ilmekleri 56-56 ayırıp önce bir kulağı,sonra diğerini örüyoruz.
 Kulakları örerken ben önce sadece bir taraftan eksiltme yapmıştım,dikince güzel olmayınca söktüm ve örgünün her iki tarafından da eksiltmeler yaptım.Fotoğraftaki ilk ördüğüm.Sonrakini fotoğraflamayı unutmuşum:(Kulakların ik 15 sırasında her sıra başında 1'er ilmek kesiyoruz.Sonraki sıralarda kulağı daha uzun yapmak için iki sırada bir eksiltmeleri yapıyoruz.Son 15 ilmeğe gelince ilmekleri iğneyle toplayıp büzüyoruz.Kulaklar bitince örgüyü dikerek birleştiriyoruz.Ponponları da yapıp kulaklara dikerek örgümüzü tamamlıyoruz...
 Tavşan kulaklı ,pon ponlu bebek şapkası huzurlarınızda..Örgü sevenlerin beğenilerine sunarak,huzurlarınızdan ayrılır ve hepinize mutlu,keyifli bir Pazar günü dilerim:))

1 Aralık 2010 Çarşamba

BEN DE CONVERSE ÖRDÜM:))

 Marifetli görümcem Emine'nin blogunda görünce ben de örmeliyim dedim,hemen iplerimi alıp başladım,hızımı alamadım iki tane birden ördüm:))İlk denemeye göre hiç de fena olmadılar sanırım:D.. Emine  concerse patiklerin nasıl yapıldığını çok güzel anlatmış,ben da anlatmaya gerek duymadım.Yalnız ben patiklerin ön kısmındaki beyaz yeri sıkiğne değil,ikili trabzan şeklinde yaptım.Hem daha kolayıma geldi hem de daha yumuşak oldu böylece..
 Peki bu converse patikleri kimler giyecek?Okuldan  arkadaşım Yeşim,ikinci kızını dünyaya getirdi önceki hafta,biz de diğer öğretmen arkadaşlarımla toplanıp bu Cuma günü hayırlı olsuna gidicez.Ortaklaşa aldığımız hediyenin dışında hoş bir sürpriz olur diye düşündüm.Abla-kardeş giyerler,minik ayaklarını üşütmezler:))
Bu patiklerin yapımı oldukça kolay ve bitince de son derece şirin oluyorlar.Örgü seven dostlarıma tavsiye ederim ve huzurlarınızdan ayrılırım:))Tencereler,tavalar süper aşçı Filiz'i bekler:))Time to cook!!!:D


NOT:Sonbahar temalı penceremi kullanmak çok hoşuma gitti:))Siz de beğendiniz mi?

POSTACI KAPIYI ÇALINCA:)

Aslında kapıyı postacı değil kargo çalışanı çaldı ama olsun bu başlık hoşuma gitti:))Lam-ı Tarif'in düzenlediği "Bir Dost Ta Sen Hediye Et" etkinliğine katılmıştım biliyorsunuz.Etkinlikte birbirimize kitap hediye edicektik ve benim kitabım kanatlanıp Sakarya'ya uçtu, bizim evin çatısına kondu bile:)Sevgili Derya Hanım'a bu güzel kitapiçin çok teşekkür ediyorum.Dua etmenin inceliklerini,yöntemlerini anlatan bu kitap çok işime yarayacak.Malumunuz odur ki "Dünya dua ile dönüyor.."Bu güzel kitabı en kısa zamanda okuyup,sevdiklerime de okutturucam inşallah:)
Benim kitabım henüz sahibine ulaşmadı,hala kargoda,umarım en kısa zamanda eline geçer arkadaşımın..